KHACHATURIAN

Aslında Aram Khachaturian'ı 'Rus besteciler' kategorisinde göstermek çok da doğru değildir. Balakirev, Borodin ve Rimsky-Korsakov gibi birçok Rus besteci, Kafkaslar çevresindeki bölge ve ülkelerin egzotik müziğinden etkilenmişlerdir. Güneydoğunun renkli melodileri, armonileri ve enstrümental nameleri, Rus müzisyenleri kaçınılmaz bir biçimde cezbetmiştir. Bu müzisyenler ile Khachaturian arasındaki büyük fark, onun, bu etkilenilen yerin içinden gelmiş olmasıdır. Khachaturian'ın arkaplanı, halk müziği ve folklor ile bezelidir. Bir Rus'a yabancı ve ilginç gelen bu öğeler, onun normal hayatının birer parçasıdır. Batı müziğine çalışmaya başladığında ilgisini Fransız empresyonistlerinin renkli müziği çekmiştir. Bu kültürel farklılıklar, Khachaturian'ı 'Rus besteci' sınıfından biraz ayırmaktadır.

Çocukluk Yılları ve Engeller...

Khachaturian Ermeni idi. Fakir bir ailenin çocuğu olarak Tiflis'te dünyaya gelen besteci, gençliğinde müzikle tamamen içiçe olmuş, yalnız ülkesi olan Ermenistan'ın değil Gürcistan ve Azerbaycan'ın müziklerini de ilgiyle takip etmişti. Ancak bu tutkuyu küçük yaşında bilgiyle beslemesi mümkün olamadı. Müzik okuluna gidemeyen, nota okumayı da öğrenme şansı bulamayan genç adam, yalnız okul grubunda kendi imkanlarıyla bariton çalabilmişti.

İlgisinin her geçen gün artması dolayısıyla müzisyen olmaya kesin olarak karar verdi ve rotasını Moskova'ya çevirerek Gnessin Müzik Okulu'na girmenin yollarını aramaya başladı. Bu uğurda ne Rusça bilmiyor olması, ne teknik bilgisizliği, ne de başlamak için bir ölçüde geç kalmış olmasının dezavantajı onu caydırabildi. O yıllarda Khachaturian'ın yaşında olan Prokofiev ve Shostakovich gibi besteciler, önemli kompozisyonlara imza atmışlardı bile... Khachaturian'ın işi gerçekten de oldukça zordu.

Viyolonsel ve Hediyesi: Konservatuar...

Ne tür müzik yapmak istediği sorulduğunda yanıt verememişti genç adam. Çünkü bunu düşünmeye fırsatı olmamıştı. Bir süre sonra viyolonsel çalmaya karar verdi. Üç yıl sonra bu enstrümanla bir kompozisyon sınıfına katıldı. Ve ilerleyişi hızlanmaya başladı. Bir yıl içinde ilk kompozisyonunu üretmeyi başardı ve konservatuara girdi. 1932 yılında "Trio For Clarinet, Violin and Piano" (Klarnet, Keman ve Piyano Üçlüsü) eserini tamamladı ve Prokofiev'in ısrarlı desteğiyle Paris'te dinleyicilere sundu. Derslerinin tamamını bitirdiği 1933 yılında 30 yaşındaydı...

Peş peşe Gelen Başarılar, Stalin Ödülü ve Sovyet Besteciler Birliği...

Khachaturian, 1935'te yazdığı "Symphony No. 1"ı ("1 No'lu Senfoni") Sovyet Ermeni Cumhuriyeti'nin 15. yıldönümüne adadı. Bir yıl sonra gelen "Piano Concerto" ("Piyano Konçertosu") besteciye dünya çapında ün kazandırdı. Uluslararası başarısını perçinleyen, 1940 yılında yazdığı "Violin Concerto" ("Keman Konçertosu") oldu. Bu eserle bir sonraki yıl "Stalin Ödülü"ne layık görüldüğü sırada "Sovyet Besteciler Birliği"ne yeni katılmıştı. 
40'lı yıllarda; "Gayane" balesi, "Bell Symphony" ("Zil Senfonisi") ve "Cello Concerto" ("Çello Konçertosu") gibi önemli eserlere imza atan besteci, 1947'de Ekim Devrimi'nin 30. yıldönümü için "Symphony - Poem"i ("Senfoni - Şiir") yazdı.
Lenin Ödülü Sahibi "Halkın Sanatçısı"

Khachaturian, 1950'de orkestra şefliğine ve beste öğretmenliğine adım attı. Gnesin Müzik Akademisi'nde ve Moskova Konservatuarı'nda eserlerini, şefliğini kendisinin yaptığı orkestralarda başarıyla seslendirdi. Stalin'in ölümünün ardından, sanatçıların önündeki bürokratik engellerin kaldırılması için mücadele etmeye başladı. 54 yılında Sovyetler Birliği'nde "Halkın Sanatçısı" adıyla anılmaya başladı. Ardından "Spartacus" balesi için beste çalışmalarına başladı. Kariyerinin zirvesine çıktığı bu dönemde 1959 "Lenin Ödülü"nün de sahibi oldu.
Khachaturian'ın 60'lı yılların sonlarına doğru orkestra ve solo enstrüman icraları için yarattığı 3 konçerto, geleneksel konçerto formunu katı bir ustalıkla farklı boyutlara taşıdı. Sosyalist gerçekçiliği en mükemmel şekilde eserlerine yansıtıyordu.
Aram Khachaturian, Sovyet liderlerin ülke sanatı için belirlemiş olduğu stratejiyi bütünüyle destekleyen tarzda yapıtlara imza attı. Rus geleneğiyle beslenmiş yöresel halk şarkılarını yeniden yorumlarken, folkloru da kendi tarzıyla işleyerek kullanmayı tercih etti. Sakin ama heyecan verici yapıda eserlerine yürek titreten bir canlılık katmış, hayalgücünü Rimsky Korsakov tabanlı, disiplinli akademik düzen ile sınırlamıştır.

Khachaturian'ın ilk eşinden Nuné isminde bir kızı, klasik müzik bestecisi olan ikinci eşi Nina Makarova'dan ise Karen adında bir oğlu vardır. 1 Mayıs 1978'de Moskova'da hayata gözlerini yuman Khachaturian'ın mezarı, Ermenistan'ın Yerevan bölgesindedir.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !